Urfa Duysun
Köşe Yazısı

TEKNOLOJİ GELİŞİYOR, İNSANLIK NEREYE GİDİYOR?

Eskiden bir haberi öğrenmek için televizyonun başına geçer, gazeteyi bekler ya da birinden duymayı umardık. Bugün ise dünyanın öbür ucunda yaşanan bir gelişme, birkaç saniye içerisinde telefonumuzun ekranına düşüyor.

Dünya küçüldü, mesafeler anlamını yitirdi, bilgi hiç olmadığı kadar ulaşılabilir hâle geldi. Ancak bütün bu gelişmelerin ortasında gözden kaçırdığımız önemli bir konu var: Teknoloji ilerlerken biz gerçekten ilerliyor muyuz?

Bugün elimizde güçlü telefonlar, sınırsız bilgi kaynakları ve hayatımızı kolaylaştıran dijital sistemler var. Birkaç kelime yazarak bilgi alabiliyor, yapay zekâdan destek isteyebiliyor, dünyanın farklı noktalarındaki insanlarla iletişim kurabiliyoruz.

Peki, bu kadar bilgiye sahipken neden doğru bilgiye ulaşmakta zorlanıyoruz?

Bilgi çağında bilgi kirliliği!

İnternetin en büyük nimetlerinden biri bilgiye hızlı ulaşabilmek. Fakat aynı internet, yanlış bilgilerin de hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Özellikle sosyal medya platformlarında doğruluğu araştırılmadan paylaşılan içerikler, zaman zaman toplumda yanlış algılara neden olabiliyor.

Artık bir fotoğrafın, bir videonun ya da bir haberin gerçek olup olmadığını sorgulamak zorundayız. Çünkü dijital dünyada gördüğümüz her şey gerçeği yansıtmıyor.

Gazetecilik de tam bu noktada büyük bir sorumluluk taşıyor. Haberi ilk veren olmak elbette önemli. Ancak doğru olmayan bir bilgiyi ilk paylaşan olmak, başarı değil, güven kaybıdır.

Yapay zekâ gazeteciliğin yerini alabilir mi?

Son yılların en çok konuşulan konularından biri yapay zekâ. Metinler yazıyor, görüntüler oluşturuyor, sorulara cevap veriyor ve birçok alanda insanlara yardımcı oluyor.

Ancak gazetecilik yalnızca kelimeleri bir araya getirmek değildir. Gazetecilik; sahaya çıkmak, insanları dinlemek, olayın arka planını araştırmak ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır.

Yapay zekâ bir araç olabilir. Fakat vicdanın, sorumluluğun ve meslek ahlakının yerini dolduramaz.

Çocuklarımızın geleceği ekranların arasında mı?

Teknolojinin en fazla etkilediği alanlardan biri de yeni nesiller. Çocuklar artık dijital dünyanın içerisinde büyüyor. Eğitimden eğlenceye kadar birçok ihtiyaçlarını internet üzerinden karşılıyorlar.

Burada önemli olan teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, onu doğru kullanmayı öğretmek.

Çünkü geleceğin dünyasında teknolojiyi tanımayan değil, teknolojiyi bilinçli kullanamayan insanlar zorlanacak.

Sonuç olarak…

Teknolojiye karşı durmak mümkün değil. Üstelik buna gerek de yok. Asıl mesele, teknolojinin sunduğu imkânları doğru değerlendirebilmek.

Daha hızlı internet, daha akıllı cihazlar ve daha gelişmiş sistemler hayatımızı kolaylaştırabilir. Ancak bunların yanında doğru bilgiye, güvenilir haberciliğe ve insanî değerlere de ihtiyacımız var.

Unutmayalım; bir tıkla dünyaya ulaşabiliriz ama bir tıkla gerçeği bulamayız.

Çünkü teknoloji dünyayı değiştirebilir, fakat o dünyayı nasıl kullanacağımıza karar verecek olan yine biziz.

Enes KAYA | Dijital Dünya

Yorum Yap

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.